19. SAHABENİN DUASIYLA ÖLÜLERİN DİRİLMESİ
Enes b. Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bu ümmetin içerisinde, üç olaya şahit oldum ki; eğer bunlar İsrailoğullarında olsaydı, sonraki nesiller bunları sahiplenme hususunda birbirleriyle yarışırlardı.” “Nedir onlar?” diye sorduğumuzda şöyle anlattı: “Biz, Allah Resûlünün Suffe Ashâbı içindeydik. Bir gün, 37 İbn Kesîr, Tefsîr 2/279. 38 Ebû Nuaym, Hilye 1/289 Resûlullah'a ve Ashâba Gelen Mucizevî Yard ı mlar 415 yanında ergenlik çağına gelmiş bir çocuğuyla birlikte, Muhacir bir kadın çıkageldi. Kadın, kadınların tarafına geçti; çocuk da bizim yanımıza geldi. Kısa sürede çocuk, salgın olan Medine vebasına yakalandı. Uzun zaman hasta yatağında yattıktan sonra da vefat etti. Efendimiz, çocuğun gözlerini kapattı ve kefenlenmesini emretti. Biz çocuğun cenazesini tam yıkamak üzereydik ki, Efendimiz: ‘Enes, annesine git ve ona durumunu haber ver!’ dedi. Enes gitti ve çocuğun annesine haber verdi. Annesi geldi ve çocuğun ayaklarının dibine oturdu; ayaklarına sarılarak: Allah’ım, sana gönlümden gele gele teslim oldum. Şirkten uzak kalmak için, bütün putları terk ettim. Senin rızan için hicret ettim. Allah’ım! Puta tapan putperestleri bana güldürme. Bu musibetten dolayı, kaldıramayacağım yükü bana yükleme.’ dedi.” Enes (radıyallahu anh) der ki: “Vallahi, kadın sözünü bitirmeden çocuğun ayakları hareket etmeye başladı. Yüzündeki örtüyü kaldırdı. O çocuk, annesi ve Resûlü Ekrem vefat edinceye kadar hayatta kaldı ve yaşadı.”3
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder