BİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Eylül 2022 Perşembe
26. SAHABİNİN YOLUNUN FEVKALÂDE BİR TARZDA AYDINLANMASI
26. SAHABİNİN YOLUNUN FEVKALÂDE BİR TARZDA AYDINLANMASI
Hamza b. Amr (radıyallahu anh) anlatıyor: “Karanlık bir gecede, Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikteydik. Birbirimizden ayrıldığımızda, parmaklarım ışık saçmaya başladı. Hatta o ışık ile develerimin hepsi toplandılar, hiçbirisi kayıp ve telef olmadı; çünkü parmaklarım aydınlatıyordu.”52 Abdulhamid b. Ebî Abs anlatıyor: “Ebû Abs, namazlarını sürekli Allah Resûlünün arkasında kılar; sonra da Benî Harise mahallesine dönerdi. Aynı zamanda, Ebû Abs Bedir’e iştirak edenlerdendi. Karanlık ve yağmurlu bir gece evine dönerken, birdenbire elindeki asası ışık saçmaya başladı ve bu sayede evine rahatlıkla ulaştı.”53
39. SAHABEYE ZEHİRİN İLÂHÎ BİR İHSAN OLARAK TESİR ETMEMESİ
39. SAHABEYE ZEHİRİN İLÂHÎ BİR İHSAN OLARAK TESİR ETMEMESİ
Hâlid b. Velîd’e Tesir Etmeyen Zehir Muhammed b. Ebi’s-Sefer anlatıyor: Hîre’nin reislerinden İbi Bukayla’nın (Amr b. Abdülmesih) bir hizmetçisi vardı. Bu hizmetçinin kuşağını düğümlediği yerde, sürekli bir kese bulunurdu. Halid, bu sırada orada misafir olarak bulunuyordu. Bir defasında Hâlid b. Velid (radıyallahu anh) keseyi aldı, içindekileri avucuna döktü ve:
“Amr, bu nedir böyle?” diye sordu. Amr, “Allah’ın emanetine yemin ederim ki, bu insanı anında zehirleyecek çok etkili bir zehirdir.” dedi. Hâlid, “Niçin saklıyorsun onu?” diye sorunca, 74 İbn Kesîr, el-Bidâye 6/166 75 Tirmizî, Sünen 5/560 (3564)
Resûlullah'a ve Ashâba Gelen Mucizevî Yard ı mlar 435 ağzındaki baklayı çıkardı ve: “Bize karşı tavrınızı değiştirmenizden endişe duymuştum, böyle bir durumda kendi canıma kıyacak ve intihar edecektim. Kavmime ve kasaba halkımın başına kötü bir bela getirmektense ölmeyi tercih ederim.” dedi. Hâlid b. Velid:
“Hiçbir canlı eceli gelmedikçe ölmez. Adı, adların en güzeli, yerlerin ve göklerin Rabbi, Rahmân, Rahîm Allah’ın adıyla. O’nun adıyla hiçbir hastalık zarar veremez.” diyerek elindeki zehirleri ağzına götürdü. Orada bulunanlar, buna engel olmak için üzerine doğru gittilerse de, o daha önce davranıp zehiri yuttu. Zehirin Hâlid’e dokunmadığını gören Amr: “Ey Arap cemaati! Allah’a yemin ederim ki, aranızda Allah Resûlünün sahabilerinden bir tek kişi olduğu sürece, sizler bütün arzularınızı elde edeceksiniz.” dedikten sonra Hîre halkına dönerek şöyle seslendi: “Bugünkü gibi ayan beyan istikbal vadeden bir olaya şahit olmadım.
43. ALLAH RESÛLÜNÜN ÖĞRETTİĞİ DUA VESİLESİYLE TUTSAK BİR SAHABİNİN KURTULMASI
43. ALLAH RESÛLÜNÜN ÖĞRETTİĞİ DUA VESİLESİYLE TUTSAK BİR SAHABİNİN KURTULMASI
Âdem b. Ebi İyas Muhammed b. İshak’tan naklen anlatıyor: Mâlik el-Eşcaî, Efendimize gelerek oğlu Avf ’ın, düşmana esir düştüğünü haber verdi. Efendimiz de ona:
“Oğluna haber gönder: Resûlullah ‘Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah duasını çokça yapmanı emrediyor.’ de!” buyurdu.
Bir başka rivayette de, Efendimiz, Avf ’ın babasına sabırlı olmasını ve Allah’ın mutlaka bir çıkış yolu göstereceğini söylemiştir. Avf ’a haber gönderildi ve Allah Resûlünün tavsiye ettiği dua iletildi. Efendimizin haberini alan Avf, yüzükoyun yere kapandı ve
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah” demeye başladı. Onu iyice bağlamışlardı. Üzerindeki bağlar, kendiliğinden yere düştü. Hemen dışarıya çıktı ve kendisini esir edenlere ait bir deve gördü. Deveye bindi ve oradan hızla uzaklaştı. Yolda, esir eden kimselerin deve sürüsüne rastladı. Sürüye seslendi, develer de onun arkasından geldiler. Avf ’ın, geldiğini bildirmek için seslenmesi, anne ve babası için sürpriz oldu. Babası çıktı ve:
“Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki, bu bizim Avf!” dedi. Annesi de: “Benim canım, benim ciğerim!” diyerek oğlunu karşıladı, bağrına bastı. Avf ’ın tek sıkıntısı, vücudundaki bağların yaptığı izler ve bıraktığı acılardı. Babası ve evin hizmetçisi kapıya koştular. Bir de ne görsünler! 80 İbn Hacer, el-İsâbe 3/225. Hayatu's-Sahabe 438 Avf,
evin avlusunu develerle doldurmuş! Babasına, durumunu ve develerin nasıl geldiğini anlattı. O da, hem Avf hem de develer hakkında Efendimize gelip bilgi verdi. Efendimiz şöyle buyurdu:
“O develeri nasıl istersen kullanabilirsin, tıpkı kendi develerin gibi.” O sırada şu âyet nazil oldu: “Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah, ona sıkıntıdan çıkış kapıları açar. Onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Allah’a dayanıp güvenene Allah kâfidir.” (Talâk, 65/3) 81
Kaydol:
Yorumlar (Atom)