EFENDİMİZİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EFENDİMİZİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Eylül 2022 Perşembe
15. CİNLERİN, PEYGAMBER EFENDİMİZİN GELDİĞİNİ HABER VERMESİ
15. CİNLERİN, PEYGAMBER EFENDİMİZİN GELDİĞİNİ HABER VERMESİ
Câbir b. Abdullah (radıyallahu anh) anlatıyor: Efendimizin nübüvvetine dair Medine’de duyulan ilk haber şu olmuştu: Medineli bir kadının, yanından ayrılmayan bir cini vardı. Bir gün cin, beyaz bir kuş suretinde gelmiş ve bahçe duvarının üzerine konmuş. Kadın cine demiş ki: “Yanımıza gelmez misin; konuşalım, ne var ne yok birbirimizi haberdar edelim?” Cin şöyle karşılık vermiş: “Bak, Mekke’de yeni bir peygamber var; o zina etmeyi yasakladığı gibi bizim yeryüzünde kalmamıza da engel oluyor.”28 Âsım b. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Osman (radıyallahu anh) şöyle demişti: Resûlü Ekrem’e nübüvvet gelmeden önce, ticaret kervanıyla Şam’a gitmiştik. Şam’ın girişine ulaştığımızda, oranın kâhinesi birden karşımıza çıktı ve şöyle dedi: “Benim cin geldi ve kapımın önünde durdu. Ben ‘Girmez misin?’ diye sorduğumda, bana: ‘Bu, mümkün değil artık; çünkü, karşı konulamaz emir var.’ dedi.” Daha sonra, Şam’dan ayrıldım ve Mekke’ye geldim. Orada, 27 Hâkim, Müstedrek 3/626 (6312) 28 İbn Sa’d, Tabakâtu’l-Kübrâ 1/190. Hayatu's-Sahabe 410 Allah Resûlünü, insanları Allah’ın dinine davet ederken buldum.29 Übey b. Ka’b anlatıyor: Bir grup Müslüman, Mekke’ye gitmek üzere yola çıktı. Giderken, yollarını kaybettiler. Artık ümitlerini kestikleri ve öleceklerini düşündükleri vakit, kefenlerini giydiler ve ölümü beklemek üzere yere uzandılar. Tam o esnada, ağaçların arasından bir cin çıkıp geldi ve şöyle seslendi: “Ben, Peygamberi dinleyen cemaatin son ferdiyim. O Peygamberin, şöyle dediğini duymuştum: ‘Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona göz kulak olur ve ona yol gösterir, onu asla yüzüstü yerde bırakmaz.’ Bakın; işte şu tarafta su var, yol da şuradan gider.” diyerek onlara suyu ve yolu gösterdi.3
41. EFENDİMİZİN DUASININ BEREKETİYLE AÇLIĞIN HİSSEDİLMEMESİ
41. EFENDİMİZİN DUASININ BEREKETİYLE AÇLIĞIN HİSSEDİLMEMESİ
İmran b. Husayn (radıyallahu anh) anlatıyor: Allah Resûlünün yanında otururken, kızı Fâtıma geldi ve O’nun tam karşısına oturdu. Efendimiz,
“Yaklaş yanıma Fâtıma!” buyurdu. Fâtıma biraz yaklaştı. Daha fazla yaklaşmasını istedi. Biraz daha yaklaştı Fâtıma. Daha yakınına gelmesini istedi. Nihayet Fâtıma, Efendimizin tam önüne geldi. Fâtıma’nın yüzü sapsarı ve kansız görünüyordu. Allah Resûlü, parmaklarının arasını açtı ve avucunu Fâtıma’nın iki kürek kemiği arasına koydu. Başını kaldırarak şöyle dua etti:
“Ey açları doyuran, ihtiyaçları gideren ve düşkünleri ayağa kaldıran Allah’ım! Muhammed’in kızı Fâtıma’ya açlık verme!” Bu duanın akabinde, Fâtıma’nın yüzündeki solgunluğun kaybolduğunu ve benzine kan geldiğini bizzat müşahede ettim. Daha sonra, Fâtıma’ya bu olayı sorduğumda bana şöyle dedi: “Bak İmran! Ondan sonra hiç açlık hissi duymadım.”78
Kaydol:
Yorumlar (Atom)