pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 HAYATÜS SAHABE 2.CİLT: ALLAH

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

ALLAH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ALLAH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2022 Perşembe

23. HAYVANLARIN ALLAH RESÛLÜNE VE ASHÂBA İTAATİ


23. HAYVANLARIN ALLAH RESÛLÜNE VE ASHÂBA İTAATİ
Hamza b. Ebî Üseyd (radıyallahu anh) anlatır: Allah Resûlü, Ensâr’- dan bir zatın cenazesine iştirak etmek için Bakî’ kabristanına gitmişti. Baktık ki, yolda ön ayakları üzerine kıvrılmış olarak yatan bir 41 İbn Ebî Şeybe, Musannef 7/372 (36790) 42 İbn Sa’d, Tabakâtu’l-Kübrâ 3/431 43 İbn Hacer, el-İsâbe 2/245 Resûlullah'a ve Ashâba Gelen Mucizevî Yard ı mlar 417 kurt! Allah Resûlü buyurdu: “Bu kurt, hakkını istemek için gelmiş, ona hakkını vermeniz gerekir.” “Yâ Resûlallah, onun hakkı nedir?” diye sorduklarında, “Onun hakkı, her yıl her sürüden bir koyundur.” buyurdu Allah Resûlü. “Bir kurt için çoktur yâ Resûlallah!” dediler. Bunun üzerine Efendimiz; kurda, eliyle hakkını kendisinin alması gerektiğini işaret etti; kurt da dönüp gitti.44 İbnü’l-Münkedir (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlü Ekrem Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) kölelikten azat ettiği Sefîne, Rum sınırında yolunu kaybetmişti. Endişeli ve korkulu bir vaziyette orduyu aramaya başladı. Karşısına bir aslan çıkıverdi. Aslana şöyle dedi: “Ey aslan, ben Allah Resûlünün azatlısıyım. Durumum bundan ibarettir.” Aslan hemen kuyruğunu ve başını salladı ve Sefine’ye doğru yaklaştı; onun yanında durdu. Ne zaman ses işitse, aslan sesin geldiği tarafa yöneliyor ve Sefine’yi korkutmamaya çalışıyordu. Ordunun yanına getirinceye kadar aslanın bu dikkatli davranışı devam etti. Ordunun yanına getirince, aslan arkasını dönüp gitti.45 Kurdun Çobanla Konuşması ve Efendimizin Geldiğini Haber Vermesi Ebû Saîd el-Hudrî anlatıyor: Kurdun biri, koyuna saldırarak onu yakaladı. Çoban, koyununu kurdun elinden kurtarmak istedi ve çekip aldı. Kurt, ön ayakları üzerine dikilerek çobana şöyle dedi: “Allah’ın bana gönderdiği rızkı elimden çekip almakla Allah’tan korkmuyor musun?” Çoban: “Çok tuhaf, bir kurt benimle bir insan gibi konuşuyor.” dedi. Kurt: “Ben sana daha ilginç bir şey söyleyeyim mi? Muhammed, Medine’de, gelmiş ve geçmişten haberler veriyor.” dedi. Çoban, koyunlarını önüne kattığı gibi Medine’nin yolunu tuttu. Sürüyü bir yere bıraktıktan sonra, Allah 44 İbn Kesîr, el-Bidâye 6/146 45 İbn Kesîr, el-Bidâye 7/147 Hayatu's-Sahabe 418 Resûlünün huzuruna gelerek başına gelen olayı anlattı. O sırada, Allah Resûlünün emri üzerine namaz için insanlara çağrı yapıldı. Daha sonra, Efendimiz dışarı çıktı ve çobandan, başına gelenleri cemaate de anlatmasını istedi. Allah Resûlü şöyle buyurdu: “Doğru söyledi bu adam. Allah’a yemin ederim ki; vahşi hayvanlar, insanlarla konuşmadıkça kıyamet kopmaz. Hatta, ayakkabısının bağı ve mızrağının ucu da insanla konuşmadıkça kıyamet gerçekleşmez.”46

37. ALLAH RESÛLÜNÜN DUASININ BEREKETİYLE GELEN BOLLUK


37. ALLAH RESÛLÜNÜN DUASININ BEREKETİYLE GELEN BOLLUK
Urvetü’l-Bârikî (radıyallahu anh) anlatıyor: Allah Resûlü, bir seyyar satıcı ile karşılaştı. Ona bir dinar verdi ve o parayla bir koyun satın almasını istedi. Seyyar satıcı çarşıya gitti ve o bir dinara iki koyun satın aldı. Yolda bir müşteriye rastgeldi. Müşteriye, koyunun birini bir dinara sattı. Efendimizin yanına bir koyun ve bir dinarla geldi. Bu olay karşısında Resûlü Ekrem: “Allah senin alışverişlerinde bereket ihsan etsin.” diye dua etti. Rivayet edilir ki; bu adam, Efendimizin bu duasının bereketiyle, toprak bile alıp satsa, yine kâr ederdi.73 Ebû Ukayl (radıyallahu anh) anlatıyor: Dedem Abdullah b. Hişam (radıyallahu anh) beni çarşıya götürürdü, yiyecekler alırdı. Orada, onu İbnü’z-Zübeyr ve İbn Ömer karşılar ve derlerdi ki: “Alış72 Ebû Nuaym, Hilye 10/129 73 İbn Hacer, el-İsâbe 2/476 Hayatu's-Sahabe 434 verişlerine ve ticaretine bizi de ortak et. Çünkü, Fahr-i Kâinat Efendimiz senin alışverişlerinin bereketli olması için özel dua etmişti.” derlerdi. Dedem de, onların isteğini yerine getirirdi. Çoğu kez, bir deve yükü kazanç elde eder ve bunu da alıp evine gönderirdi.74

42. ALLAH RESÛLÜNÜN DUASININ BEREKETİYLE İHTİYARLIK ALÂMETLERİNİN AZALMASI


42. ALLAH RESÛLÜNÜN DUASININ BEREKETİYLE İHTİYARLIK ALÂMETLERİNİN AZALMASI
Ebû Zeyd el-Ensâri der ki: “Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bana, yanına yaklaşmamı söyledi. Vardığımda, eliyle başımı sıvazladı ve: ‘Allah’ım, bunu güzelleştir ve güzelliğini devam ettir.’ diye dua etti.”
Ebû Zeyd el-Ensârî’nin, yüz küsur yaşını geride bıraktığı halde, sakalında birkaç tel dışında beyaz saç yoktu. O, daima mütebessim bir insandı. Ruhunu teslim edeceği ana kadar da, onun yüzünü ekşittiğini gören olmamıştır.79 78 Heysemî, Mecmau’z-Zevâid 9/328 (15205) 79 İbn Kesîr, el-Bidâye 6/166; İbn Hacer, el-İsâbe 4/78.
Resûlullah'a ve Ashâba Gelen Mucizevî Yard ı mlar 437 Konuyla İlgili Diğer Bir Rivayet Hayyan b. Umeyr naklediyor: Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Katâde b. Milhân’ın (radıyallahu anh) yüzünü sıvazlamıştı. Katade’nin, yaşlanmasına ve bedeninin diğer bütün kısımları pörsümesine rağmen yüzü değişmemişti. Hayyân der ki: “Katade vefat ederken yanında bulunuyordum. Yüzü ayna gibi parıl parıldı.”80

43. ALLAH RESÛLÜNÜN ÖĞRETTİĞİ DUA VESİLESİYLE TUTSAK BİR SAHABİNİN KURTULMASI


43. ALLAH RESÛLÜNÜN ÖĞRETTİĞİ DUA VESİLESİYLE TUTSAK BİR SAHABİNİN KURTULMASI
Âdem b. Ebi İyas Muhammed b. İshak’tan naklen anlatıyor: Mâlik el-Eşcaî, Efendimize gelerek oğlu Avf ’ın, düşmana esir düştüğünü haber verdi. Efendimiz de ona:
“Oğluna haber gönder: Resûlullah ‘Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah duasını çokça yapmanı emrediyor.’ de!” buyurdu.
Bir başka rivayette de, Efendimiz, Avf ’ın babasına sabırlı olmasını ve Allah’ın mutlaka bir çıkış yolu göstereceğini söylemiştir. Avf ’a haber gönderildi ve Allah Resûlünün tavsiye ettiği dua iletildi. Efendimizin haberini alan Avf, yüzükoyun yere kapandı ve
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah” demeye başladı. Onu iyice bağlamışlardı. Üzerindeki bağlar, kendiliğinden yere düştü. Hemen dışarıya çıktı ve kendisini esir edenlere ait bir deve gördü. Deveye bindi ve oradan hızla uzaklaştı. Yolda, esir eden kimselerin deve sürüsüne rastladı. Sürüye seslendi, develer de onun arkasından geldiler. Avf ’ın, geldiğini bildirmek için seslenmesi, anne ve babası için sürpriz oldu. Babası çıktı ve:
“Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki, bu bizim Avf!” dedi. Annesi de: “Benim canım, benim ciğerim!” diyerek oğlunu karşıladı, bağrına bastı. Avf ’ın tek sıkıntısı, vücudundaki bağların yaptığı izler ve bıraktığı acılardı. Babası ve evin hizmetçisi kapıya koştular. Bir de ne görsünler! 80 İbn Hacer, el-İsâbe 3/225. Hayatu's-Sahabe 438 Avf,
evin avlusunu develerle doldurmuş! Babasına, durumunu ve develerin nasıl geldiğini anlattı. O da, hem Avf hem de develer hakkında Efendimize gelip bilgi verdi. Efendimiz şöyle buyurdu:
“O develeri nasıl istersen kullanabilirsin, tıpkı kendi develerin gibi.” O sırada şu âyet nazil oldu: “Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah, ona sıkıntıdan çıkış kapıları açar. Onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Allah’a dayanıp güvenene Allah kâfidir.” (Talâk, 65/3) 81

44. ALLAH RESÛLÜNÜN EMRİNİ DİNLEMEYENLERİN BAŞINA GELEN ÜZÜCÜ OLAYLAR


44. ALLAH RESÛLÜNÜN EMRİNİ DİNLEMEYENLERİN BAŞINA GELEN ÜZÜCÜ OLAYLAR
Abbâs b. Sehl b. Sa’d es-Sâidî (radıyallahu anh) anlatıyor: Efendimiz Hicr’e (Helak edilen Semud kavminin yaşadığı yer) gelip konakladığında, Müslümanlar, oradaki kuyudan su almak istediler. Müslümanlar, kuyunun yanından tam ayrılacaklardı ki, Allah Resûlü:
“Sakın o kuyunun suyundan içmeyesiniz. Namaz için abdest dahi almayınız o sudan. Eğer yoğurduğunuz hamur varsa, onu develere yedirin, o hamurun ekmeğinden de yemeyin. Bu gece, yanınızda arkadaşınız olmadan, dışarıya zinhar çıkmayın.” buyurdu.
Bütün sahabiler, Allah Resûlünün bu emrine itaat etti; ancak, iki kişi müstesna. Benî Sâide’ye mensup bu iki şahıstan biri, ihtiyaç gidermeye çıkmıştı. Diğeri de, devesini aramak üzere oradan ayrılmıştı. İhtiyaç için çıkan kişi, cinlerin saldırısına maruz kalmıştı. Devesini aramak için giden kişi ise, şiddetli fırtına tarafından sürüklenerek Tay dağlarına atılmıştı. Allah Resûlüne durum haber verildiğinde, Allah Resûlü şöyle buyurdu:
“Ben size arkadaşsız dışarıya çıkmayın, dememiş miy81 İbn Kesîr, Tefsîr 4/380; Taberî, Tefsîr 28/98. Resûlullah'a ve Ashâba Gelen Mucizevî Yard ı mlar 439 dim?” Cin çarpan şahsa dua etti. Adam, Allah’ın izniyle şifa buldu ve iyileşti. Diğer şahıs ise, Allah Resûlünün kafilesine ancak Tebük’te yetişebildi.8