15 Eylül 2022 Perşembe
12. SAHABE DÜŞMANLARININ SAHABE HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ
12. SAHABE DÜŞMANLARININ SAHABE HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ
Ebu’z-Zehra el-Kuşeyrî anlatıyor: Hirakliyus, Kostantiniyye’- ye doğru sefere çıkmıştı. Hirakliyus, Müslümanların esaretinden kaçıp gelen bir Rum’a: “Bana Müslümanlar hakkında bilgi ver.” dedi.
Adam: “Sana, onları gözlerinle görmüş gibi anlatacağım.
Onlar, gündüzleri at sırtında mücahede ile meşguldürler, geceleri de ibadet ederler.
Yol üzerinde yedikleri şeylerin ücretini verirler. Bir yere girince, muhakkak selam verirler. Düşmanlarını alt edinceye kadar sebat ederler.”
Herakliyus: “Bu sözlerin doğru ise; onlar, ileride şu bastığım yerleri dahi ele geçirirler.” dedi.11 Çin Kralının, Sahabe Hakkında Söyledikleri İran hükümdarı Yezdücerd, Çin kralına yardım istemek için mektup yazdı.
Çin kralı gelen elçiye şöyle dedi: “Kralların düşmanlara karşı birbirlerine yardım etmeleri gerektiği kanaatindeyim. Ancak, sizi yurdunuzdan çıkarmak isteyen şu kavimden bahset bana. Onların az, sizin ise çok olduğunu söyledin.
Bana göre az bir kuvvete sahip olan o insanların, sizin gibi güçlü ve sayıca çok olan bir orduyu yenmeleri; onların hayırlı, sizin de kötü bir yolda olduğunuzun göstergesidir.” 10 Taberânî, Mu’cemu’l-Evsat 8/164 (8284) 11 İbn Kesîr, el-Bidâye 7/15 Hayatu's-Sahabe 450 Elçi, “İstediğini sorabilirsin.” deyince, Çin hükümdarı: “Onlar, verdikleri sözleri yerine getirirler mi?” diye sordu.
Elçi, “Evet.” dedi. Çin hükümdarı, “Savaşa başlamadan evvel size neyi önerirler?” diye sordu. Elçi: “Bizden üç şıktan birini seçmemizi isterler:
Ya onların dinlerine girmemiz gerekir. Bu takdirde onların sahip olduğu bütün haklara sahip olacağımızı söylüyorlar.
Ya da, bizi düşmanlara karşı korumaları mukabilinde, bizim cizye vermemizi isterler. Bunu da kabul etmezsek savaşırlar.” Hükümdar: “Komutanlarına itaatleri nasıldır?” diye sordu. Bu soruya Fars elçisi: “Bir cemaat, mürşidine nasıl itaat ederse öyle itaat ederler.” dedi. Hükümdar, “Neleri haram, neleri helal sayıyorlar?” diye sordu.
Elçi, “Anlattım neleri haram, neleri helal saydıklarını.” dedi. Kral: “Kendilerine haram kılınanları helal, helal kılınanları da haram sayarlar mı?” diye sordu. Elçi: “Hayır.” dedi. Çin kralı bu cevap üzerine:
“Bu millet haramı helal, helalı da haram yapmadıkça asla mağlup edilemez.” dedi. (…) En sonunda Çin hükümdarı, şöyle bir mektup yazdı ve elçiye verdi:
“Sana bir ucu Çin’de, diğeri de Merv’de olan bir ordu ile destek gönderebilirim; bunu yapmam gerektiğine inanıyorum. Fakat, elçinizin bana anlattığı bu millet, dağları yerinden sökmek istediğinde, bunu yapabilecek güce sahiptir. Onlar bu hallerini koruyabilirlerse, emir verildiğinde beni dahi yerimden edebilirler. O halde, onları razı et ve anlaş onlarla. Sana dokunmadıkları sürece sen de onlara ilişme.”12
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder